Anasayfa - Hakımızda - Üyelik Hizmetleri - İletişim 
   Datça Otelleri
   Datça Restoranları
   Datça Oto Kiralama
Datça'da Tatil
Datça Yarımadası Tarihi
Datça Fotoğrafları
Kültür & Sanat
İklim Yapısı
Datça Mutfağı
Görülecek Yerler
Nerede Kalınır ?
Nerede Yemek Yenir ?
Neler Yapabilirsiniz ?
Eğlence ve Spor
Can Yücel
Nihat Akkaraca
Alışveriş
Datça El Sanatları
Mavi Bayraklı Plajlar
Mavi Yolculuk
Kronoloji
Haritalar
Datça'nın Köyleri
Datça Pazarı
Bal-Badem-Balık
Datça'ya Ulaşım

                                         

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KÜLTÜR ve SANAT

 Datça'nın nüfusu,merkeze bağlı dokuz köy ile birlikte toplam 15 bin dolayında. Yaz aylarında ise yerli ve yabancı turistlerin gelişiyle 50 binlere ulaşır. Okuma oranı yüksek olan Datça'da, 8 adet ilköğretim okulu ve biri turizm meslek lisesi olmak üzere 2 ortaöğretim okulunda eğitim verilmektedir. İlçedeki Halk Eğitim Merkezi'de hem öğrencilere hem yetişkinlere halk oyunları, yabancı dil, kumaş boyama, bilgisayar ve kaptanlık kursları açmaktadır.  Halk Eğitim Müdürlüğü onaylı gitar, saz, ingilizce ve cankurtaran kursları verilmektedir. Ayrıca yine Datça Spor kulübü tarafından bu sene masa tenisi, basketbolun yanı sıra yüzme, yelken, optimist, gibi su sporları kursları da başlatıldı. Datça Briç kulübünde ise dört yıldır okullarda verilen satranç kursları sonucunda öğrenciler Türkiye ve Muğla şampiyonalarında önemli sayılacak dereceler almışlardır. 
 Datça-Knidos Kültür Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen boğa güreşleri için boğalar ve boğa yetiştiricileri kamyonlarla güreş alanına getiriliyor. Davul zurna eşliğinde halay çekilerek karşılanan boğalar, sahiplerinin adıyla çağırılıyor. Güreş öncesi, boğalar için düzenlenen kına gecesinde güreşe katılacak boğalara kına yakılıyor. Boğa yetiştiricileri eğleniyor, güreşler "değnekçi" denen hakemler ile yönetiliyor. Hakemler tarafından kızdırılan boğalar bazen rakibi yerine bu hakemlere saldırıyor. Boğa güreşine katılacak boğalar birde sınıflandırmaya tabi tutuluyor. Trekking Datça Yarımadası'nın doğası yaz mevsimi dışında muhteşem oluyor. 
Endemik bitkileri, çiçekleri ve şelaleleri keşfetmek için doğa yürüyüşleri yapmanızı öneririz. Datça’nın en değerli el sanatı iğne oyasıdır. İğne oyası yapımında kullanılan has ipek evlerde ipek böceği yetiştirilip ipeğin istenildiği gibi bükülerek pişirilmesiyle elde edilir. Bu ipek ipliklerden iğne ile motifler elde edilir veya büyük eşya örtüleri yapılır. İğne oyası bu örtüleri Cumartesi günleri kurulan Pazar yerinden, butiklerden ve hediyelik eşya satan dükkanlardan satın alabileceğiniz gibi ilçe merkezine 3-5 km. uzaklıktaki köylerdeki evlerden de alabilirsiniz.  Datça Sındı köyünde Kaymakamlık tarafından kursla desteklenen kilimcilik ilgi görüyor. Eski Datça Mahallesinde 1940 yapımı eski okul binası, Kaymakamlık tarafından restore edilmiş ve El sanatları Merkezi’ne dönüştürülmüş. Merkezde Datça’lı kadınların el emekleriyle üretilen kilim, dokuma ve oya işlemeler butiklerde, pazar yerlerinde satılıyor.
 Doğa ve Dostluk Yürüyüşü: 15-22 nisan tarihlerinde, Çevre ve Turizm Derneği tarafından Akdeniz’den Ege’ye Dostluk Yürüyüşü yapılır. Yüzlerce Datçalı ve yabancı katılır bu yürüyüşe. Reşadiye’nin Keşkek Günü Haziran’da, Resim Şenliği Nisan ayının son haftasında, Bedemli Pilav günü ise Nisan ayı Turizm Haftası etkinlikleri içinde yapılır. Datça'da herkez bilir Can Baba'yı o bir üstattır o Datça'nın Datça onun can damarıdır. Siz ziyaretçiler ve Datça halkına Can Yücel'in doğumundan ölümüne kısaca birde biz anlatalım.Bizlere ve Datça'ya eşsiz değerler bırakmış Usta Şair Can Yücel, 1926 yılında İstanbul'da doğmuştur. Türkiye'nin ilk Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'in oğludur. Orta öğretimi Ankara Erkek Lisesi'nde, Üniversiteyi Ankara'da Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesini Klasik Filoloji Bölümü'nde okudu. İngiltere'de Cambridge Üniversitesi'nde eğitimine devam eden Can Baba, daha sonra Londra'da BBC'nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı.

Korkut SÖNMEZ

 1997' de Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Cam Bölümü'ne girdi. 2007 temmuz'unda Ütopya Sanat Merkezi yaz çalışmalarına Datça Palamutbükü'nde Bedya Sanatevi olarak ev sahipliği yaptı. Aynı yıl içerisinde Terakota Sanat Grubu'nun kuruculuğunu üstlendi. 2006-2010 yılları arasında İstanbul' da seramik ve heykel dersleri verdi. Detaylı bilgi için www.korkutsonmez.com 

Uluslararası Knidos Kültür ve Sanat Akademisi 

 Uluslar arası Knidos Kültür ve Sanat akademisi, kısaca UKKSA, bundan 3 sene önce Nevzat Metin’in başkanlığını yaptığı Knidos Kültür ve Sanat Vakfı ve Bilim Sanat Galerisi önderliğinde inşa edilmeye başlandı. M.Ö 3. yüzyılda ilk güneş saati, meşhur Afrodit heykeli ve antik tiyatrolarıyla Aristo’ya da ev sahipliği yapmış bilim, sanat ve kültür merkezi olan Knidos, akademi için hem faaliyete geçilecek yer hem de ulaşılacak hedef olarak belirlendi. 11.000 metrekare açık, 1.400 metrekare kapalı alana sahip Datça Yakaköy’deki inşaat, orada bulunan binaların restore edilmesiyle bir kültür ve sanat akademisi halini aldı. Bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde olan Knidos’u 21. yüzyılda yeniden tüm dünyanın heyecanla takip ettiği bir uluslar arası kültür ve sanat merkezi haline getirmeyi amaç edinen Knidos Kültür Ve Sanat Vakfı, değerli üyelerin, sponsorların ve bu projeye inanan dostlarının yardımıyla bugün resmi olarak açılma noktasına ulaştı. UKKSA’nın üzerinde kurulması için anlaşma sağlanan arazideki terk edilmiş taştan binalar, dokuları hiç bozulmadan yemekhanelere, sanat adına tüm kaynakları içerecek kütüphanelere, eğitim ve üretim için kullanılacak atölyelere, akademisyenler, özgürce sanat yapmak adına imkan arayan öğrenciler ve sanatkarlar için misafirhanelere dönüştürüldü. Akademi etrafı sanatçılarımızın yaptığı heykellerle çevrili, peyzajı yeni yapılmış rengarenk bahçesiyle ulusal ve uluslar arası platformda sanat seven ve sanat yapmak isteyen herkese kapılarını açmaya hazırlanıyor. Plastik sanatlar başta olmak üzere birçok dalda uzman akademik kadrosu hem yurt içinden hem de yurt dışından gelecek sanatçılara ve sanatçı adaylarına bu uluslar arası alanda eğitim ve kendini ifade etme imkanları da sunuyor.
Sanat üretimi ve eğitiminin dışında sergiler, sempozyumlar, paneller, seminerler, sanat, felsefe ve edebiyat alanında söyleşiler ve kültür, sanat adına yapılacak daha birçok etkinlik düzenlenecek olan Uluslar arası Knidos Kültür Ve Sanat Akademisi’ne, doğayla iç içe, sakin, entelektüel ve uluslar arası bir ortamda sanatla kaynaşmak isteyen herkes şimdiden davetlidir.

Can YÜCEL

 Askerliğini Kore'de yaptı. 1985'de Türkiye'ye döndü ve Muğla-Bodrum'da turist rehberi olarak çalıştı. Daha sonra İstanbul'a yerleşti ve bağımsız çevirmen ve şair olarak hayatını devam ettirdi. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi ve Güzel ve Su adında iki kızı ve Hasan adında bir oğlu oldu.Şair, yazar, felsefe hocası, milletvekili, konservatuar ve köy enstitülerinin kurucusu Hasan Ali Yücel'in oğlu Can Yücel, 1926'da İstanbul'da dünyaya geldi. Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. 1950 'de yurda geri döndü ve aynı yıl babasının önerisi ve desteği ile ilk kitabı ''yazma''yı çıkarttı. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu yıllarda Che Guevera ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıla mahkum oldu. İki yıl sonra genel bir afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından ''Bir Siyasinin Şiirleri'' adlı kitabını yayınladı. Şair'in bu kitabı için ilk kez yoğun ve ciddi şiirle ilgilendiği dönemin şiirlerini içerir diyebiliriz. 
"Bir Siyasinin Şiirleri" nin önsözünü yazan Refik Durbaş, kitabı ''Can Yücel'i geniş okuyucu kitlesiyle buluşturan, kişisel ve toplumsal yaşamın acı bir dönemini dile getiren, öfkeli, alaycı, boyun eğmeyen, siyasal şiirlere ağırlık verilen bir kitap'' olarak değerlendirir. Can Yücel ise yazdıktan seneler sonra, "kişinin dış baskıların hışmı karşısında kendi özünü hırpalattırmamak için, hatta yitirmemek için kullandığı bir savunma mekanizması, baskının, acının üstüne gidiş" olarak nitelendirir. Şair 1973'de "Sevgi Duvarı" kitabıyla kitlelerle daha yaygın bir şekilde buluştu. Şiir kitapları ardarda gelmeye başladı : "Ölüm ve Oğlum", "Şiir Alayı", "Rengahenk", "Gökyokuş", "Gece Vardiyası", "Güle Güle Seslerin Sessizliği" ..... Bunlardan bazıları. Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi ünlü yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Bu kendine has çeviriler kimi zaman beğenilip ayakta alkışlanırken, kimi zaman eleştiri konusu oldu. Son yıllarda her hafta "Leman"da her ay "Öküz" de yazıları ve şiirleri yayınlandı. "Mekanım Datça Olsun" demişti. 12 Ağustos 1999 gecesi yitirdiğimiz şair, çok sevdiği Günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça'ya gömüldü. 

Nihat AKKARACA

 Nihat Akkaraca’yı tanır mısınız? Kendi kendine İngilizce öğrenmiş birini Guardian muhabirlerinin Türkiye’de rehber olarak seçeceği aklınıza gelir miydi? Peki, 75 yaşında blog yazan başka bir Türk tanıyor musunuz? ”Yüzsem de bu suyun içine mi girsem; içsem de o benim içime mi girse?” dediği Datça’nın denizi kadar pırıl pırıl bir beyin o. Kendisi için büyük bir alçakgönüllülükle “Boş zamanlarını yaşanmış yerel öyküler zırvalayarak geçirirdi. Yemekten sonra öyle bir zırvalama için bilgisayarın karşısına oturdu. Parmaklar klavye üzerinde gezinirken bu yazıyı zırvalamaya başladı. Acaba, yetmiş beşlik bu “Datçalı ihtiyar” kimdi? Merak eden çıkacak mı? Ben de merak ediyorum….” dese de o Akdeniz kadar bilge bir delikanlı.

 TRT’nin geçenlerde Bir İnsan Bir Hikaye programı için kendisiyle program yaptığı Datça’lı blogcu Nihat beyin hayatı çok ilginç. İlkokul mezunu bir çiftçi çocuğunun Milli Eğitim’e ihtiyaç duymadan, yani kendi kendine çok mükemmel ingilizce, tv tamirciliği vs. öğrenebileceğinin, ve de 75 yaşında Yunancaya merak sarabileceğinin, yine 75 yaşında internetle dost olup blog açabileceğinin öyküsü onunki. Birkaç dernekte birden aktif biçimde çalışıyor. Araştırmacı. Kitap ve gazetelere öykü ve yazılar hazırlıyor. Gezi rehberi… Bütün bunları güzel topraklarımızı, değerlerimizi tanıtmak, Ege adalarındaki dostluk köprüsüne katkıda bulunmak amacıyla yapıyor.Dünyanın barış içinde yaşanan daha güzel bir yer olması adına. Her sabah iç karartıcı gazete haberlerine bakmaktansa onun bloguna bakın derim ben. İnanıyorum ki içiniz açılacak. Onun bu ülkenin geleceğine inancı sanırım gençlerden çok daha fazla zaten. Böyle bilgiye aç, çevresiyle ve dünyayla yakından ilgili insanlar galiba her zaman genç kalıyor…

Mustafa DÜLGER

 Zeytin ağacının geçmişi bundan yaklaşık 39 bin yıl öncesine, Ege denizindeki Santorini adasında yapılan arkeolojik kazılara uzanıyor. Bu çalışmalarda 39 bin yıllık zeytin yaprağı fosilleri ortaya çıkarılmıştır.    Mitolojide zeytin  ağacının dalı, yaprakları ; zafer, akıl ve barış simgesidir. Zeytin ağacının içinde doğada diğer ağaç cinslerinden ender rastlanacak kadar güzellikler gizlenmektedir.  Zeytin ağacını bir sanata dönüştüren ve bu sanatı büyük bir keyifle sanatseverlere sunan Mustafa DÜLGER'in eşsiz sanat eserlerini detaylı olarak görmek için www.zeytinagacisanati.com adresine bakabilirsiniz.

datca.com.tr

 

Bu site 2010 tarihinde yayına girmiştir. www.datcainfo.net - www.datcalife.com

Tüm hakları Saygın Ajan'a aittir. Lütfen izinsiz kullanmayınız.